NBA’de Satranç

NBA’de Satranç

NBA takımlarında transfer dönemi hızla devam ederken, bazı takımlar yaptığı hamlelerle ön plana çıkıyor; bazıları ise bu transfer döneminde daha sakin kalıp kadrolarını korumayı planlıyor. Bu yazımda bunlardan birkaçına değineceğim.

Atlanta Hawks

Atlanta Hawks şüphesiz bu transfer dönemini en iyi geçiren takımlardan biri. “Kadrolarında geçen sezon Trae’dan başka yan parça yoktu.” eleştirilerine kulak asmış olacaklar ki; Bogdan Bogdanovic, Danilo Gallinari, Play Off’larda harikalar yaratan Rajon Rondo, Miami ile final gören Solomon Hill ve Kris Dunn’ı kadrolarına kattılar.

Geçtiğimiz sezon en çok eleştirilen konu; Trae Young’dan başka top kullanacak, sorumluluk alacak parça olmamasıydı. Bu sezon ise Bogdan Bogdanovic ve Danilo Gallinari gibi ligde hatırı sayılır performanslar ortaya koyan as parçalar; Rajon Rondo, Solomon Hill gibi benchten gelecek takıma liderlik yapabilecek, mentor olabilecek parçalar kattılar. Atlanta Doğu Konferansı’nda bu sezon mutlak Play-Off iddiası olan takımlardan biri olacak. Ancak şampiyonluk şansı yok denecek kadar az.

Brooklyn Nets

Brooklyn Nets ise bu sezon Garret Temple haricinde kadrosunu koruyup, üstüne ekleme yapan takımlardan biri. Geçtiğimiz transfer sezonunun mutlak en iyilerinden biri olan Brooklyn Nets, Doğu’nun en iyi takımlarından biri. Kyrie Irving ve Kevin Durant’in liderliğindeki takımın diğer parçaları ise tam yerinde.

DeAndre Jordan gibi bir pivot ve Joe Harris gibi bir şutöre sahipler. Benchten gelecek olan Spencer Dinwiddie, Landry Shamet ve Caris LeVert gibi oyuncular ile belki de ligin en iyi rotasyonuna sahip olan takım, Doğu Konferansı’nın mutlak şampiyonluk adaylarından. Kevin Durant ve Irving uzun süren sakatlıklarından nasıl dönecek? Takımı sırtlayabilecekler mi? Brooklyn’e hak ettikleri bir şampiyonluk yaşatabilecekler mi? Hepsi ve daha fazlasının cevabını alacağımız bu sezonda gerçek olan şu ki, Brooklyn’i izlemek bize çok keyif verecek.

Golden State Warriors

Golden State Warriors’ın bu sezonki hedeflerine değinmeden önce, kendilerinin örnek alınması gerektiğini belirtmekte fayda var. Uzun zamandır hiçbir takımın yapamadığı bir yapılanmaya giden takım; uzun vadede sabır, inanç ve oyunculara olan güvenle ne kadar başarılı olunacağını bize gösterdi ve örnek bir takım oldu. Bu konuda kendilerini tebrik etmeden geçemeyeceğim. Bu sezonki hedeflemeye bakacak olursak da Golden State Warriors elbette mutlak bir şampiyonluk adayı. Elbette Klay’i bu sezon kullanamayacak olmaları üzücü. Ancak orayı hemen Oubre hamlesi ile kapatmaları ise bunu ne kadar istediklerini gösteriyor.

Curry-Wiggins-Oubre-Draymond-Wiseman 5’i ile Batı’da gayet üst sıraları pençeleyeceklerine eminim. Özellikle hırslı dönecek olan bir Curry ve bu sezon draft edilen Wiseman Golden State taraftarlarını çok heyecanlandırıyor. Batı Konferansı gibi üst sıraları hedeflemenin çok zor olduğu bir konferansta Golden State, bunu yapması en muhtemel 4 takımdan biri.

Minnesota Timberwolves

Uzun süreli yapılanması ile gündemde olan Minnesota, uzun zaman sonra çok iddialı bir kadro kurdu. Towns-D’Angelo-Edwards üçlüsü ile ligde başarılı olabilme potansiyeli yüksek olan Minnesota Timberwolves için tek soru işareti topu kimin nasıl kullanacağı. Draft podcastimizde üzerinde durduğumuz gibi; Edwards topsuz oyunda konsantrasyon eksikliği yaşıyor. D’Angelo Russell ise topsuz oyun oynamayı seven biri değil, aksine oyuna yön vermeyi çok seven biri. Bir de bunlara Towns eklenince takım iyice karman çorman da olabilir, yıldızları patlaya da bilir.

Özellikle benim bu sezon MVP olacağını düşündüğüm Karl Anthony Towns için bu ciddi derecede bir sorun olabilir. Bilindiği üzere Towns geçtiğimiz sezonlarda, bu sorun yüzünden çokça maç yokları oynamıştı. Bakalım Minnesota Timberwolves koçu Ryan Saunders bu problemi nasıl çözecek? İlla ki 3 oyuncuya göre de setler çizecek olan koç; hangi oyuncunun üzerinde daha çok duracak, hangi oyuncuyu takımın ana kahramanı yapacak? Minnesota için merak edici bir sezon başlayacak. Heyecanla takip edeceğim.

Oklahoma City Thunder

Bu adamların ne yaptığını anlayan var mı? Şaka bir yana; Oklahoma sahiden bu kadar draft hakkını ne yapacak diye düşünmeden edemiyorum. Draft hakkı için Schröder, Chris Paul, aldıkları gibi draft için geri gönderdikleri Danny Green gibi isimleri takasladılar. Takımı tamamen SGA’nın üstüne kuracaklarını, takımın yıldızının SGA olacağını açıklamışlardı. Ancak ben tarihte bu kadar sağlam yapılanmaya giden başka bir takım görmedim. Bu kadar draft hakkı ile hiçbir takım gitmemiştir. Özellikle de çoğu ilk tur draft hakkı.

Oklahoma ekibi bir şey deneyecek. Ya tutacak harika bir şey izleyeceğiz, ya tutmayacak Oklahoma ekibi en az 5 senesini çöpe atmış olacak. Bu riski almaya değer mi? Bana soracak olursanız eğer bu kadar sağlam gidebiliyorsam değer. Önümüzdeki 6 yılda 15 kere ilk turdan draft oyuncusu alacak. Yani yıldız potansiyeli olan 15 oyuncu katacak kadrosuna Oklahoma. Draft haklarının dışında Chris Paul’ün de maaş yükünden kurtulan Oklahoma; gelecek 3 sezon içerisinde Play Off potansiyeli olmayan ve bence şu an Charlotte ile beraber ligin en kötü 2 takımından biri. Eski Seattle’ın yeni dönemlerinde başarılı olmasını çok fazlasıyla isterim. Umarım Oklahoma sevenlerini ve beni üzmez.

The Painted Area podcastimizde konuştuğumuz 5 takımı kısaca böyle özetleyebildim. Umarım okurken zevk almışsınız ve yorumlarıma katılmışsınızdır. Yeni yazılarda görüşmek üzere, esen kalın efendim.

1 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Instagram
WhatsApp
Follow by Email
LinkedIn
LinkedIn
Share